Aysegül yeni yazısı

Sana kartal tüyü toplarken uçuç böceklerinin şarkısını söyledim. 
Bahar senfonisinin ilk bölümü kış aylarında yazıldı. 
Kartallar da plaja indi, martılar patates tarlasına uçtu. 
Brigitte Bardot zırhını çıkarıp tavan arasından indi. 
Bununla beraber ne yapacağını bilemeyen bir tavus kuşu göl kenarına gelip düdüklü tencerenin patlamasından sonraki garip sesleri çıkarmaya başladı ve de düşünmeye.

Tavus kuşu hep düşünmekten yana idi. 
Kahkahalarına doyum olmayan karga ise onu seyretmeye başlamıştı. 
Sudaki aksine bakarak kendisine güzel sözler söyleyen narsist tavus kuşu çeşitli seslerin etkisinde kalarak dans etmeye başladı. 
Kırtasiyeci hiç birinin farkında değildi. 
O sadece gün boyu satmış olduğu malzemeleri düşünüyordu. Uzaklardan bir ses duydu, aklını havaya doğru kaldırdı ve kartalı gördü. 
Süper! diye bağırdı gökyüzünde uçan tarla faresine. 
Doğrusu bu ya, karnının ağrısının geçmesi için uçuyordu fare ama bir yandan da film setine yetişmesi gerektiğini düşünüyordu. 
Bu sırada yeni ayın ucuna tutunmuş olan boz ayı saatlerin geçmesini sabırsızlıkla beklemekteydi. 
Sabah olduğunda trafiğe çıkan insanlarla alay etmek istiyordu. Ya da bir piknik tüpü bulup denizlere açılmalı diye hayal etti. 
Difenbahya’nın umudu kırılmıştı seher vakti, bahtına küsmüştü ki, acar kedi takla atarak eşeledi kumunu. 
Nedensiz neşelenen nadide canlılardan olan salyangoz kendisine bu yüzden deli muamelesi yapan kalemtraşa aniden öfkelendi. 
Saç fırçasını kahvaltı sofrasında unutan Audrey Hepburn, mücevher firmalarının vitrinlerine taş atarak rahatlamayı seçmişti. 
Vitrinleri kırdıkça Moon River söyleyerek dans ediyordu. 
Ortalığa saçılan değerli taşları tek tek Nil nehrine atan Cleopatra bilgisayarının çökmesinin nedeni olarak market sahibini sorumlu tutuyordu. 
Bu yüzden domatesleri ısırgan otlarıyla kavurup rüzgara savurdu. 
Bu eşsiz haberi anlatmak için tv de ana haber bülteni sunucusunu yol üzerinde yakalayıp saçlarına bir tutam kimyon döktü. 
Neye uğradığını şaşıran kadın o sırada süratle yanından geçen 1000 atlı akıncının son atlısının atına atladı. 
Sıçrama, ormanda yaşayan su samurlarını şaşırttı, bir daha suya dalamadılar. 
Gel zaman git zaman, hörgüçlü devenin üzerinde dağlarda gezinen yolunu şaşırmış denizkızına durumlarını anlattılar. 
Ancak denizkızı pamuk şekerini yemek istiyordu, bu yüzden onları dinliyor gibi görünüp son yazdığı kitabı okumaya devam etti.
Sonrasında da cümlelerindeki bazı firavunların konser salonlarında az alkış alması ile ilgili bölümü değiştirmeyi düşündü. 
Tam bu sırada telefonuna bir mucidin, alkış makinesini icat ettiğinin mesajı geldi. 
20 kişiye gönderdiğinde ise bizzat meleklerin kendisini alkışlayacağının notunu da okudu. 
Zeus çok sinirlenmişti bu duruma. 
Neptün’den ödünç mızrak istedi, vahşi dalgalarda mızrağın kaybolduğunun bilgisini kendisine ileten tapu kadastro memurunu şimşek yağmuruna tuttu. 
Memur plastik bir şemsiye ile korundu ve hızla çocukluğuna dönüp, oyuncak sallanan atına bindi. 
Daktilosunun tuşları paslanmış yazar durumu fark edince, gitarını eline alıp kopan tellerini yeniledi. 
Uğurlu bir gecenin sabahında takla atarak köy meydanına geldi. 
Vereceği konferansın içeriğini unutmuş bir adamla karşılaştı ve buna çok şaşırdı. 
Göle maya çalan hocaya sordu içeriği, onun cevabı daha da şaşırtıcı idi çünkü, içeriğin içine düştüğü suyu içen ineğin, sonrasında yanıp biten dağa kaçtığını söylemişti. 
Tozlu yolun yolcusu kolu dövmeli adam motorsikletiyle hız yaptı ve tozun dumana katılmasıyla davul tozu bulundu. 
Peri tozuna alternatif olan bu yeni toz birimi altın borsasında yükselişe neden oldu. 
Stoklarındaki kurşunları eriten tüketiciler nazardan korunmak amacıyla mahalleliye kurşun döktürme kampanyası hazırladı. 
Tüm gazeteler bunu yazınca mahallenin kedileri protesto yürüyüşü yaptı. 
Nedensiz oluşan tüm kıymıklar şarkı sözü yazmayı denediler. 
Hatır için bile olsa gözlük tamircisi bunun mümkün olamayacağını düşündü. 
Vakitsiz öten horoz yüzünden zamanı şaşıran yarasalar kavram kargaşasına neden oldu. 
Kont Drakula, sarımsak üreticileri derneğinin yaşam boyu onur ödülüne layık görüldü, 8 siyah saten pelerin ve 80 gün devr-i alem tatili armağan edildi. Temmuz sıcağında patlayan kardelen çiçeği, doğru zamanı neden bir türlü doğru ayarlayamadığını anlayamadı. 
Anlık anlayış, çekingenliğini duvara astı ve aynadaki görüntüsüne anlayışsız davrandı. 
Hayat nasıl da güzel diye içinden geçiren ayna, pamuk prensesi yeniden görmek istediğini suya yazdı. 
Bu dilek arzuhalciye iletildi. 
Ancak bunun için vize alması zorunlu olan ülkeye bir şekilde vizesiz girebilmek için toplantı yapılması gerekiyordu. 
Uluslararası bir zirvede bu konuyu tartışan önemli bir kişisel gelişim koçu, kaydıraktan kayarak şehrin altın suyuna batırılmış anahtarını müzayede firmasına götürdü. 
Külkedisi, kurbağa prensi öptü ancak başka masalın prensi olan kurbağa değişime uğramadı. 
Pamuk prenses ise 7 sene sonra boşanıp, 7 çocuğuyla beraber 7 cücelerin yanına döndü. 
Yağmur ormanlarındaki bir sabahın köründe, ortalığı allak bullak eden lodosun da etkisiyle tüm martılar mahsun oldu ve ağladılar. 
Terbiye sınırını çoktan aşmış olan bir terbiyesiz, martılara çok güldü. 
Bu yüzden sınırdışı edildi... 
Bilge yılan düşünme yasağı getirdi, arpacık kumruları çok korktu ve düşünmeyi bıraktı. 
Kimi zaman, çoğu zamanı, zamansızlığa şikayet etti. 
Gel zaman git zaman ise durumundan ay hareketlerinin mesul olduğunun bilincindeydi, bu yüzden kendisiyle barışıktı. 
Suda batamayan plastik balık duruma el koyma gerekliliğini hissetti aniden ve çıplak ayaklı kontesin malikanesinden çıka geldi.
Şezlonga uzanmış mehtaba bakıp üniversite seçme sınavlarına hazırlanan kontesin işi zordu. 
Zihninin dağılmasını sağlayan kahvesini yudumlarken, diğer yandan hep yanı başında olan yaban kedisinin tırnaklarına kırmızı oje sürmeye başladı. 
Genç kızlığında aşık olduğu trapezciyi düşündü. 
Sirkin sahibi, fil desenli uçan halı üzerine binip ipek yolu belgeseli çekmeye gitmişti. 
Farklı bir coğrafyada ise ocakbaşında kebap yapan yüksek ego ve fazla mesai sahibi utangaç kadın, duygusal stresten saçlarını döktü. 
Bunu özgeçmişine yazması gerektiğini düşündüğü sırada uzaklardan duyduğu bozacının sesi, Ağrı dağından bile duyuldu. 
Ağrıyan bacaklarıyla gemisinden firar eden iflah olmaz devekuşlarının peşine düşen Nuh, en sonunda onları Venedik bienaline katılırken yakalayıp islah etti. 
Dünyanın tüm kedileri hazırladıkları yasa taslağı ile, can sayısını dokuzdan, on dokuza çıkardı. 
Aniden ün sahibi olan eli tabancalı dizi film oyuncuları, izleyicilerini teker teker tespit edip dizinden vurdu. 
Dilek ağacı üzerine takılan dileklerin manevi ağırlığından dolayı, sanal ortama geçme talebinde bulundu. 
2010 yılı, Zümrüd-ü Anka kuşuna bindi ve ardına bakmadan kaf dağının ardına kaçtı.. 
Sana kartal tüyü toplarken uçuç böceklerinin şarkısını söyledim. 
Sana kartal tüyü toplarken uçuç böceklerinin şarkısını söyledim. 
Sana... 
Snkrtltytplrknççbcklrnnşrksnsldmm?vbhvvvjdfıh845jb6v04ygcqhffu?? 


Ayşegül YEŞİLNİL / İstanbul / Güle güle 2010

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
 
Facebook beğen
 
Reklam
 
TORBA'DA HAVA
 
Find more about Weather in Bodrum, TU
Click for weather forecast
DÖVİZ
 
Instagram
ZİYARETÇİ