Cumhuriyetine sahip çık!

Cumhuriyetine sahip çık!


Türkiye ne yazık ki her geçen gün "%47'nin hükümeti" (!) tarafından çok ciddi ve hatta bıçaksırtı meselelerde kutuplaşmaya itilmektedir.Aslında çok daha eskilerden itibaren inşaa edilmek istenen "Milli görüş" kökenli Türkiye, ve bu amaç kapsamında siyasal tarihimiz boyunca yürütülen çalışmalar, 2002 seçimlerinde AKP'nin elde ettiği zaferle giderek hız kazandı. AKP'nin 2002'deki bu başarısı sadece seçmenlerin sözde yeni oluşumun, kendilerinin tabirleriyle "gömleği çıkarttık" demelerine inanmış olmalarıyla açıklanamaz. AKP'nin 2002 seçimlerindeki başarısı, aslında 1950'lerden günümüze kadar olan siyasal süreçte başarılı siyasetçi ve devlet adamlarının sayıca çok az olmasının bir sonucudur. AKP'nin "ışığının parlaması" aslında demokrasinin ne kadar güzel işlediğinin ve ülkede çoğunluğun görüşüne saygı duyulduğunun bir göstergesi değildir! Gerek 2002 gerekse 2007 seçimlerinde AKP'nin elde ettiği başarı aslında Türk siyasetinde, hem geçmişte varolmuş hem de günümüzde var olan boşluklar, zaaflar, eksiklikler ve hatalardan faydalanarak güç kazanan, ve söz konusu bu durumları kendi lehlerine çevirmekte olan bir oluşumun başarısıdır. 

Geride bıraktığımız, 2002-2007 arasındaki 5 yıllık süreçte, amaçları doğrultusunda gerekli kadrolaşma faaliyetlerini tamamlamakta önemli başarılara imza atmış olan AKP, Temmuz 2007'de de, yoksullara yaptığı kömür ve yiyecek yardımının, kapitalist yatırımcılarla gizliden gizliye yaptığı işbirliği anlaşmalarının (ya da danışıklı dövüşün!), bir tek başlarındaki örtüyle üniversitelere ve kamuya girme derdinde olupta destek verdikleri partinin gerçek yüzü hakkında hiçbir ilgisi ve bilgisi olmayan zihniyetlerin ve süper güçlerle yapılan bir takım anlaşmaların karşılığında destek görmüş, ve ne yazık ki "çoğunluğun sesi" olma konumuna erişmiştir. Ancak bu durum, AKP'nin başarılı bir siyasi parti olduğunun göstergesi olamaz. Çünkü başarılı siyasi parti, ülke bütünlüğü ve çıkarı için hizmet edendir. Çünkü başarılı siyasi parti ailesini, dostunu, ahbabını zengin eden değil; halkını zengin etmeye çalışandır. Çünkü başarılı siyasi parti, ülkede bir güvensizlik ve kaos ortamı yaratmaktan korkandır. Oysa, özellikle Temmuz 2007'den bu yana muhatap olduğumuz "%47'nin hükümeti" ülkeyi bütünleştirici olmaktan çok öte, ayrıştırma hedefinde olan; ve ne acıdır ki bunu da her geçen gün giderek daha korkusuz ve aleni biçimde yapan bir organ haline gelmiştir.Bu korkusuzluğun altında, ne yazık ki büyük ölçüde kendilerine ve bugüne kadar Türkiye Cumhuriyetinin kilit kurumlarında gizliden gizliye oluşturdukları kadroya duydukları inanç ve güven yatmaktadır. 

AKP halen bir korku yaratma ve sindirme politikası izlemektedir. Ve bu politika çok açıktır ki (İsimlerden bağımsız olarak) onların gerçek yüzleri, amaç ve hedeflerinden haberdar olup Cumhuriyet'e ve onun ilkelerine sahip çıkanlara yöneliktir. Türkiye her açıdan krizler eşiğinde olan bir ülke konumundadır. Ve bu konuma gelmesinde Temmuz 2007'deki "başarısıyla" zafer sarhoşluğu yaşayıp, kendine olan güvenini tazeleyerek "yola devam" diyen AKP'nin rolü büyüktür. 

Bugün Türkiye'yi iç ve dış her alanda temsil eden "%47'nin hükümeti", içerisinde, ne yazık ki, "İlk 5 yıl türbanı gündeme getirmedik" diyerek asıl hedeflerini açıkça ifşa eden bir başbakanı, ‘AKP’nin laiklik karşıtı faaliyetlerin odağı’ olarak tanımlanan bir iddianame ile açılan kapatma davasına ilişkin olarak ‘bu davada yargılanmaktan gurur duyacağını’ söyleyip ‘Yargılanmasaydım kendimden şüphe duyardım" diyen bir eski meclis başkanını, "hedefimiz türbanı kamuda da yaygınlaştırmak" diyen bir parti üyesini ve bu görüşleri benimsemişleri barındırmaktadır. Artık amaçları doğrultusunda anayasa değişikliğini de yaparak uygulamaya koymayı bekleyen hale gelen AKP'nin karşıt görüş ve seslere tahammülü olmadığı çok açıktır. 

Türkiye, Mustafa Kemal Gençliği, aydınlık geleceğini karartmaya çalışan ve bunu "Durmak yok Yola Devam" diyerek yapanlara karşın ivedilikle harekete geçmeli, ve bu tehlikenin farkında olupta yapması gerekenleri görevleri ve vicdani sorumlulukları gereği yapanlara da sonuna kadar DESTEK vermelidir! 

Yarın çok geç olmadan, çağdaş ve ilerici bir Türkiye için, okuyalım, düşünelim, analiz edelim. CUMHURİYETimize sahip çıkalım... 

PELİN 

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
 
Facebook beğen
 
Reklam
 
TORBA'DA HAVA
 
Find more about Weather in Bodrum, TU
Click for weather forecast
DÖVİZ
 
Instagram
ZİYARETÇİ