SAVAS AY YAZDI
11-12-2010
Çok değil, 2 ay önceki haberimi hatırlayın. "Hoşgörünün Torba'sı"başlığıyla yazmıştım o haberi. "Kanadalı diplomat Himmelbach, çok sevdiği Torba'ya gömülmek istiyordu. Ancak Hıristiyan mezarlığı yoktu. Yetkililer 'Hepimiz aynı Tanrı'nın evlatlarıyız' diyerek Müslüman mezarlığına defin için izin verdi" demiş, cenaze töreninin fotoğraflarını sunmuştum size.
Ancak haftalar sonra komşu mezarda yatan babaanne ve torunun yakınları itiraz ettiler duruma. Himmelbach'ın tabut içindeki ölü bedeni yer değiştirdi ve Torba Mezarlığı içindeki boş bir köşeye gömüldü.
Bu haberin yayınlanmasından sonra sıkıntılı anlar başladı. Özellikle de bu "yer değişimine" sebep olan iş adamı Kenan Dayıoğlueleştiri oklarının hedefi oldu. 

GAZETECİ OLARAK 
Yaz mevsimleri aynı mahallede oturduğum, sürekli muhabbetler kurduğum Kenan Dayıoğlu ile bu kez gazeteci olarak konuştum ve sordum:
Eleştirileri hak ediyor musunuz?
- Beni tanımadan, gerçek niyetimi bilmeden eleştirmelerine üzülüyorum.
Ben dinlerim sizi. 
kardeşim. Beni iyi tanırsın. Herkesin dünya görüşüne hürmeti olan, asla dil, din, ırk ayrımı yapmayan biriyim. Büyükada çocuğuyum. Nikoların, Yorgoların arasında kardeş gibi büyüdüm. Herkesin dinine, mezhebine gösterdiğim saygı ve hoşgörüyü karşıdan da beklemek hakkımdır. Bu işin evveliyatı çok farklı.
Nedir o? 
- Orada rahmetli annemizin ve genç yaşta yitirdiğim oğlum Burak'ın mezarları var.
Belediyeye başvurdum yıllar önce.
Vefatımızdan sonra kardeşim ve ben buraya gömülmek istiyoruz. Bu adayı bize satın, aile kabristanı haline getirelim. Mezar satışı yokmuş. "O zaman orayı bizler için ayırın lütfen" dedim. Gazetede 2 ay önce senin çektiğin fotoğraf çıktı. Trabzon ve İstanbul'daki diğer aile efradımız çok üzüldü ve düzeltmem için uyardı beni. 

MEZARLIĞI BEN YAPAYIM 
Ne yaptınız?
- Yine belediyeye gittim. "Bu manevi mağduriyetimizi düzeltin lütfen. Ben müteahhidim.
İş makinelerim, çalışan ekiplerim var. Torba Mezarlığı'nın bir bölümüne ücretsiz olarak özel bir kabristan yapayım Müslüman olmayanları da oraya defnedin" dedim.
Ne dediler?
- Başkanımız Mehmet Kocadon çok makul, iyi niyetli bir insandır. Hassasiyetimi kavradı ve üzüldü. "Çok yakında yeni ve büyük bir mezarlık açacağız, orada gayrimüslimler için ayrı yer tahsis ettik. Ben diğer aileyle görüşürüm bir süre bekle oraya nakledelim" dedi. 

YABANCIYA MEZAR SORUNU 
Ne oldu peki?
- Merhum Himmelbach'ın ailesinden bu konuda bir yaklaşım gelmeyince ben de haklarımı kullandım.
Çok yadırgayanlar oldu. "Dua sesleri birbirine karışsa ne olur?" diyenler bile var? 
- Ben Fener Rum Patrikhanesi'ne başvursam, "Sizin Haliç'e bakan yerde Rum Mezarlığınız var, ölünce beni oraya gömsünler" desem ne yanıt alırım.
Bayramda oğlumun ve annemin kabir ziyaretine gittim. İyi hissetmedim kendimi. Oğlum konusundaki aşırı duyarlılığımın sebebini sen de biliyorsun Savaş kardeşim.
Biliyorum. 
- Biz yabancılara ev satıyorsak, arsa, iş yeri, fabrika banka satıyorsak onlara mezarlık da ayırmalıyız. Sadece Bodrum Yarımadası'ndaki yerleşim yerlerinde binlerle vatandaş ya da yabancı gayrimüslim yaşıyor ama gömülecekleri bir mezarlık bile yok. En kısa zamanda diğer aileye durumu bizzat anlatmaya gideceğim. 

İSTEMİYORUM
Mezarı nakledilen Kanadalı diplomatın eşi İlknur Hanım ise "Çok üzgünüm. Bu konuda fazla konuşmak istemiyorum.
Ancak şunu belirtmek isterim ki ben Kenan Bey için asla tek


* * *
VUR FAKAT DİNLE
Kenan Dayıoğlu'yla söyleşimiz sırasında bana kurduğu, "Rahmetli oğlum konusundaki aşırı duyarlılığımın sebebini sen de biliyorsun Savaş kardeşim" cümlesi dikkatinizi çekmiştir sanırım. Aslında bir aile dramını gündeme getirip, acının harmanlanmasını istemezdim ama Kenan Dayıoğlu'na yönelen eleştiriler neredeyse bir manevi linçe dönüştü. "Vurun fakat dinleyin" diyerek "hassasiyetin" nedenini kısaca özetliyorum arif olanlara. 

ACININ İZDÜŞÜMÜ 
Kenan Dayıoğlu sadece Bodrum ve çevresinde binlerce konut, iş yeri yapıp satmış büyük bir müteahhit ve eski vergi rekortmenidir. Oğlu Burak çok iyi yetişmiş, sevilen bir delikanlıydı. Babasının bunca varlıklı olmasına ve "Gel işlerimin başına geç" demesine rağmen o hayata kendi öz gücüyle tutunmak isteyen bir genç adamdı. 2 yıllık evli ve 9 aylık çocuk babasıyken cüzi sayılacak bir alacak meselesi yüzünden tartıştığı bir başka gence silah çeken kayınpederine mani olmak istedi. O sırada patlayan silahlar iki genci de yaraladı. Diğer genç adam kurtuldu ama Burak Dayıoğlu, eşi ve çocuğunun gözleri önünde, kayınpederinin kurşunlarıyla yaşamını yitirdi. İşte bu olay derinden etkiledi Kenan Dayıoğlu'nu. Mezar konusunda gösterdiği bu aşırı hassasiyetin temelinde din düşmanlığı, yabancı düşmanlığı şu bu değil insani bir zaaf yatıyordu. Acılı bir babanın "çok anlaşılabilir" zaafı.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
 
Facebook beğen
 
Reklam
 
TORBA'DA HAVA
 
Find more about Weather in Bodrum, TU
Click for weather forecast
DÖVİZ
 
Instagram
ZİYARETÇİ