NURLARA GARK OL SEYFI BABA

Seyfi Baba çekti gitti / SAVAŞ AY

Bodrum Torba Köyü'nde kapı komşum bir çift var.
Kız tarafı bizden, Gaziantepli fotoğraf sanatçısı Yıldız Yurtsever. Namı diğer "Keyife" yani. Eşi de İsviçreli York. Ama hepimiz "Yörük" diyoruz ona.
Yıldız'ın babası 6 ay önce hakkın rahmetine kavuştu.
Günler geceler boyu ağladı, acılandı arkasından Keyife.
Yaşlı adam çok eski bir gazeteci, yazar, şairdi. Dahası dünyanın en matrak, çelebi, rint adamlarındandı Seyfi Baba.

92 yaşına kadar sağlıklı, mutlu, tat-tuz yerinde yaşamıştı ohhh.
Ailesi, kızı gibi tekmil Gaziantep yas tuttu arkasından.
Herkes onun efsane hikâyelerini tekrar tekrar anlatarak andı adını. 

SADECE ENSEM BİLE 
Mesela şöyle sohbetler oldu:
İlk defa hastaneye yatışı ve ameliyat oluşu 92 yaşına denk geldi Seyfi Amca'nın. Onun çok hoşuna gitti. Öyle hoşuna gitti ki; "Neyse ölmeden önce emekliliğin hayrını gördük"dedi. "Neyin var Seyfi Amca"diyen doktora, "Acım var, param yok" dedi.
Canım acıyor dediğinde, hemşire geçecek deyince bu sefer de; "Yüreğim yanıyor"dedi. "Ne acılar içindeyim, bilemezsiniz?
Sadece ensem üç türlü ağrıyor" 
dedi.
Hastaneye girdiğinde boş olan odalar ve salon dolunca "Bu kalabalık nedir?" diye sordu; "Bugün çok hasta geldi" diyen görevlilere; "Ayağım uğurlu geldi" dedi.
Karısı Düriye hanım'a "(Düriş) hanım geldiler artık hazırlan" dediğinde; Düriş, ona "Git canım sen nereye gitmek istiyorsan ben gelmiyecem" dediğinde ise o; Azraille şakalaşmaya devam etti. 

KAÇ PARMAK

Bir ara nefesini ve boynundaki damarını kontrol eden torunu Simin'e onu ısıracakmış gibi yaparak korkuttu. Çoğu sözlerini gözü kapalıyken yaptı.
Hasta yatağında sözleri hiç hastalanmadı.
Beyni de, aklı da başındaydı.
Şairliği de, şakacılığı da hiç elden bırakmadı.
Çocukları an be an yazdılar onun vecizelerini.
Onlara son kez anlatıyordu, neredeyse 100 yıllık hayatını.
Son dakikalarda; "Hayatın bir parmak lezzeti var, On parmak eziyeti" diyordu.
Doğançay Mezarlığı'nda toprağa verdik onu. Başında herkes baklava yiyordu. Şakalarını anlatıyordu herkes. Herkes gülümsüyordu. Kahkahayla uğurlamıştık onu.
Gülerek bırakmıştı hepimizi, mezarlık çocuklarını, cenaze levazımatçısını, çocuklarını, bizi.
Gaziantepli Seyfi Baba şaka yapa yapa öldü.

Daha nasıl güzel yaşar daha güzel nasıl ölür insan? Nurlara gark ol Seyfi Baba.

 

26 Temmuz 2010, Pazartesi

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
 
Facebook beğen
 
Reklam
 
TORBA'DA HAVA
 
Find more about Weather in Bodrum, TU
Click for weather forecast
DÖVİZ
 
Instagram
ZİYARETÇİ