TORBA ONU BAGRINA BASTI

Torba onu bağrına bastı    
 SAVAŞ AY  

İlknur Kumul Himmelbach. Kanadalı diplomat Himmelbach, çok sevdiği Torba'ya gömülmek istiyordu. Ancak Hıristiyan mezarlığı yoktu. Yetkililer "Hepimiz aynı Tanrı'nın evlatlarıyız" diyerek Müslüman mezarlığına defin için izin verdi
Türkiye'nin ilk kadın dağcısı... Ağrı Dağı'na tırmanan ilk kadın dağcı. 1959-60 Türkiye rekortmen atleti (4x100). Ankara'da, Avustralya Büyükelçiliği'nde imigrasyon dairesi sorumluluğundan emekli. Ayrıca Kanada üniversitelerinden sanat tarihi ve tiyatro diplomalı. Herkesin gözünde dürüst, çalışkan, bir doğa gönüllüsü, gerçek bir hayvansever... Eşi Hans Himmelbach ise Alman asıllı bir Kanada vatandaşı. Aristokrat bir sülaleden geliyor. Babası, II. Dünya Savaşı öncesi Almanya'nın kereste kralı sayılırken 6 yıl esaret yaşamış, özgür kaldığında ise kamplarda yakalandığı bir kan hastalığından genç yaşta vefat etmiş. 

6 YILDIR TORBA YAŞIYORLARDI 

Oğul Himmelbach, Berlin'de hukuk fakültesine devam etmiş. Annesi yeniden evlenince hep birlikte Kanada'ya göçmüşler. Burada hukuk eğitimini tamamlayan genç adam, İngilizce eğitimi de almış. Yunanca dahil pek çok lisanı anadili gibi konuşan Himmelbach, son olarak da Kanada Büyükelçiliği Ticaret Ateşliği'nden emekliye ayrımış. Tek çocukları 26 yaşındaki Tatiana Himmelbach, Berlin Konservatuarı Viyolonsel Bölümü mezunu, Almanya'da çok beğenilen müzik dehası bir genç kız... Karı koca emekli olduktan sonra bütün dünyayı gezip sonunda İlknur Hanım'ın yıllar önce arsa alıp yazlık bir ev yaptığı Bodrum'a yerleşmeye karar vermiş. 6 yıldır da Torba'da çevre, kültür sanat konularında çeşitli çalışmalar yapıp kitaplara, bilimsel araştırmalara adamışlar tüm zamanlarını. 

BİR GECE ANSIZIN RAHATSIZLANDI 

Ancak geçtiğimiz hafta yapılan bir operasyonun ardından tam düzeldi denirken aniden yaşamını yitirvermiş Hans Himmelbach. Bundan sonrasını eşi İlknur Hanım bakın nasıl anlatıyor: "Eşime geçtiğimz aylarda bir özel hastanede guatr teşhisi kondu. Tümörleşip lenflere sıçrayabilir kaygısıyla da ameliyat edildi. Durumu operasyon sonrasında gayet iyi görünüyordu. Ama aniden tansiyon sorunu oluştu. Bir gece ansızın duran kalbi şok cihazıyla çalıştırılıp yoğun bakıma alındı. Ama ileride açıklamayı düşündüğüm bir dizi hata ve ihmal sonucu kendisini kaybettik." 
 Neden Almanya'ya gitmedi cenazesi? "Çünkü burada yaşamayı çok seviyordu. Diplomatken bütün dünyayı dolaştık birlikte. Ama burayı çok farklı seviyordu eşim. 'Ölünce bile ayrılmayalım buradan' derdi. Bir tür vasiyetti yani onun arzusu. 

KEFENE SARILIP DEFNEDİLDİ 

Bir de baktınız ki Bodrum'da Hıristiyan mezarlığı yok... Evet, ama Belediye Başkanı'na ve müftülüğe soruldu. "Hiçbir mahzuru yoktur. Hepimiz aynı Tanrı'nın evlatlarıyız" yanıtı geldi. Bu çok mutlu etti bizi. Hans da tüm insanların eşitliğine dinlerin kardeşliğine inanan bir kişiydi. Siz de gördünüz, Torba Mezarlığı'nda İzmir'den özel olarak gelen rahip Martin Kmenec'in Almanca-Türkçe dualar okuduğu, toprağına kutsal su serptiği bir cenaze töreni yapıldı. Hıristiyan adetleri gereği tabut içinde ve takım elbise kravatla gömülecekti. Ancak dedim ki; "Eşim hayatı boyunca takım elbiseyi sadece işi gereği giydi. Spor giyinmeyi severdi." Biz de Müslümanlar gibi kefene sararak tabuta yerleştirdik. 
 Kabristanda her iki dinin mensupları da vardı. Bu kıvanç verici bir şey Savaş Bey. 
 Bir hanımefendi çıkışta çok güzel bir şey söyledi. Nedir o?.. 
 'Bu mahallenin adı bundan böyle 'Hoşgörünün Torbası' olsun. Herkese de ibret olsun' dedi. Çok doğru bir söz. Hoşgörünün Torba'sı... 









MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
 
Facebook beğen
 
Reklam
 
TORBA'DA HAVA
 
Find more about Weather in Bodrum, TU
Click for weather forecast
DÖVİZ
 
Instagram
ZİYARETÇİ